|
Narsu ( Turkuaz ' dan alınmıştır.) tarafından yazıldı
|
|
Salı, 23 Eylül 2008 19:47 |
Harflerin sahibi ; Ay ile güneşin, ağacın, kuşun, yıldız ve gökadaların Allah’ı tesbih etmesi ve bunun Allah tarafından ‘duyulması’ yazar için müthiş bir muhayyiledir. Her varlık kendi içinden veya kendi ‘iç sesi’yle O’nu ifade etmekte; bir bakıma ‘konuşmakta’ ve kendini işittirmektedir. O halde yaratılmış her varlık kesintisiz bir dua olabilir... Bu, dua edenle duası edileni giderek bir kılmak demektir. Alın yere değmese de, dudaklar kıpırdamasa da, tesbih sürebilir... İlahi hazret devamlı tecelli eder. Tesbihlerimizin tek tanığı biz değilizdir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Narsu tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 22 Eylül 2008 21:15 |
|
Saatler, tik tik tak tak diye çalar evrenin her bir yerinde adımlar adımlar adımlarsın dunyayı bılmecelerın uzerındekı kutucular gıbı tek tek sıralarsın, bır asagı bır yukarı ıster sagdan ıster soldan bazende caprazda !!! yollar var; upuzun yollar belkı de kısa sandıgımız ayaklarla yurur yurur yururuz, neden saatlere takılır gozlerımız bırı mı gelecektır bırıne mı gıdecegız dır yaa saatsız oldugumuz vakıtler yokmu dur ? ınsan ılla vaktımı sorgular, vakıtsızlıgı neden sorgulamasın ... sınırsız vakıtlerın ardında kuramsal yalın duyarsızlıklarmı mevcut, hayır ! mevcut olan o zamanında vakıtlı gelecegı; vakıtsız sınırsız zamanların bır vakıtle gelecegı gercegı, ne tuhaf degılmı.... |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|